(v)
Satış fiyatından hareketle bulunan maliyet değeri ile
değerleme
Çok çeşitli malların alım satımını
yapan işletmelerde her biri malın maliyet fiyatını ayrı ayır belirlemek ve
takip etmek çok zordur. Bu çeşit işletmelerde satış fiyatı genellikle, maliyet
fiyatı üzerine belirli nisbette bir kâr payı ve belli masraflar için bir gider
payı eklenerek bulunur. Bazı işletmelerde ise maliyet bedeli, satış fiyatı
üzerinden belirli bir oranda iskonto yapıldıktan sonra kalan tutar olmaktadır.
Bu nedenle, bu gibi işletmelerde
stokların önce bilinen satış fiyatı üzerinden değerlenmesi ve daha sonra
bulunan değerden kâr marjıının veya iskonto oranının düşülmesi suretiyle
maliyet değerinin bulunması en uygun yoldur.
Üretici işletmelerde bu yöntem
üretim sırasında elde edilen tali mamullerin değerlenmesinde kullanılabilir.
(vi)
Standart Maliyet değeri ile değerleme
Üretici olan sanayi işletmelerinde
fiili maliyetlerin sık sık hesaplanma ihtiyacının duyulması, bu işletmelerde
muhasebe bölümlerini külfetli ve zaman alıcı hesaplamalar yapmak zorunda
bırakmıştır.
Günümüzde ekonomik şartlar,
maliyetlerin doğru ve süratli olarak hazırlanmasını ve karar alıcılara
zamanında ulaştırılabilmesini zorunlu kılmaktadır. Fiili maliyetler üzerinden
hareketle mamul maliyetlerinin hesabı masrafların ve üretimin gerçekleşmesini
gerektirdiğinden bir zamana muhtaçtır.
Maliyet hesaplamalarındaki
gecikmenin ve bu gecikmenin işletme yöntemine doğurduğu olumsuz etkinin
önlenebilmesi, yapılan faaliyetlerin bir kontrolünün ve değerlemesinin
yapılabilmesi için standart maliyet sistemi ortaya çıkmıştır. Standart
Maliyetler, belli bir faaliyet seviyesinde ve belİi şartlar altında bir mamulün
maliyetini meydana getiren maliyet unsurlarının bilimsel esaslara göre öncden
tesbit edilmiş maliyetleridir. Diğer bir ifade ile standart maliyetler üretim
sürecinden ve hesap döneminin sonunda önce çeşitli standart ölçüler esas
alınarak tahmin edilmiş, olması gerekli maliyetlerdir. Standart maliyetler
üretim faaliyetinin etkinliğini ölçer ve maliyetleri kontrol altında
bulundurur.
Standart birim maliyetler hangi
yöntemle tesbit edilmiş olursa olsun dönem sonunda fiili maliyetlerden farklı
sonuçlar verecektir. Bu sebeple, standart maliyetlerin zaman zaman kontrolü
yapılarak yeniden tesbiti gerekir.
Standart maliyet yöntemi daha çok
üretilen malların maliyetinin hesaplanmasında kullanır.
2) Düşük değerle değerleme
Düşük değerle değerleme yöntemi
değerleme gününde malın maliyet değeri ile piyasa değerinden hangisi düşük ise
onunla değerleme esasına dayanır. Değerleme gününde, değerlemeye tabi malın
piyasa değeri maliyet değerinden daha düşük ise maliyet bedeli yerine piyasa
değeri uygulanır. Böylece, piyasa değerinin düşmesi neticesinde doğacak zararın
fiyatların düştüğü tarihte karşılanması sağlanmış olmaktadır.
Düşük değerle değerleme yöntemi
uygulanırken, her stok kaleminin maliyet ve piyasada değeri karşılaştırılarak
hangisi düşükse onunla her kalem ayrı ayrı değerlendirileceği gibi, stok
kalemleri gruplara ayrılarak gruplar itibariyle değerleme yapılabilir veya
stokların tamamının maliyet ve piyasa değeri karşılaştırılarak hangisi düşükse
onunla değerleme yapılabilir.
Düşük değerle değerleme yöntemi,
devamlı envanter sisteminde her alış ve satış işlemi safhasında satılan mallara
ve kalan stoklara uygulanırken dönemsonunda envanter alma sistemi olan tecrübi
sistem ise sadece dönemsonunda kalan stokların değerlenmesinde
kullanılmaktadır.
Bu yöntem henüz kesinleşmemiş
zararların fiyatların düştüğü dönemde gidere yazılmasını mümkün kılmıştır.
Yöntemin eleştirisi de bu noktadan kaynakİanmaktadır. Ayrıca, müteakip dönemde
fiyatların yükselmesi aşırı karları ortaya çıkarmaktadır.
3) Yerine koyma değeri ile değerleme
Yerine koyma veya ikame değeri,
değerlenecek malın değerleme gününde satın alınması veya yeniden imal edilmesi
durumunda malolacağı bedeli ifade eder.
Bu değerleme yönteminde fiili
maliyetler veya piyasa değeri esas alınmaz. İktisaî kıymetin değerlemesinde
esas olan ölçü, satılan veya kullanılan iktisadî kıymetin tekrar yerine
konulabilmesi için yapılması gerekli harcamalar olmaktadır. Bu durumda,
fiyatların düştüğü dönemlerde stoklar fiili maliyet bedelenin altında,
fiyatların arttığı dönemlerde maliyet bedelinin üstünde bir değerle değerlenecektir.
4) Yeni giren ilk çıkar (NIFO, Ygiç) yöntemi ile değerleme
Bu yöntem yerine koyma değeri ile
değerleme yönteminin bir başka uygulama şekli olmaktadır. Yeni giren ilk çıkar
yönteminde üretime verilen, satılan mallar ile dönemsonunda mevcut stoklar yeni
alınacak malın fatura fiyatı ile değerlenir. Bu usulde, satılan veya kullanılan
malların maliyeti ile dönemsonunda kalan stokların maliyet değeri fiilen katlanılan
harcamaya göre değil, tahmin edilen en son fiyatlara göre hesaplanır.
Aynı yöntem, enson alınan malların
birim alış fiyatının değerleme ölçüsü olarak kabul edilmesi şeklinde
uygulanabilmektedir. Bu şekildeki bir uygulama daha objektif olmakla beraber,
sistemin esası, yeni alınacak malın birim alış fiyatının tahminine dayanır.
En son alınan birim fiyatı
değerleme ölçüsü olarak kabul edildiğinde satılan malların maliyetinin hesabı
açısından LlFO değerleme yöntemine yaklaşılmaktadır. Ancak, dönemsonu stokları
da bu yöntemde yine en son giren partinin veya yeni alınacak partinin birim maliyeti
ile değerlenir.
5) Temel stok değeri ile değerleme
Temel stok veya normal stok değeri,
işletmenin normal faaliyetlerini sürdürebilmesi için devamlı olarak en az
seviyede bulundurması gerekli, önceden saptanmış belirli bir stok miktarının,
en düşük ortalama birim maliyetle veya en düşük yerine koyma birim maliyeti
ile değerlenmesi neticesi bulunan değerdir.
Dönemsonunda işletmede fiilen
mevcut bulunan stok miktarı en az stok miktarından fazla ise aradaki miktar en
son fatura değeri ile değerlenerek temel stok değerine eklenir. Mevcut stok
miktarı en az stok miktarının altında ise aradaki fark yerine koyma değeri ile
değerlenerek temel stok değerinden çıkarılır.
Bu değerleme yöntemi stokları en
düşük değer ile değerlediğinden bilançoda stokların düşük değerle yer almasını
ve buna bağlı olarak gizli ihtiyat ayrılmasını mümkün kılmaktadır.
6) Satış (piyasa) fiyatıyla değerleme
Stokların değerlemesinde piyasa
fiyatlarının esas alınması da mümkündür. Stokların gerçek piyasa değerleri ile
bilançoda yer alabilmesi için satış fiyatları ile değerlenmesi gerekir.
Üretimde kullanılan veya satıları
malların değerinin piyasa satış fiyatları üzerinden hesaplanması, maliyetlerin
değişen fiyat seviyesine uygun olarak bulunmasını mal satış karlarının gerçek satış
kazançlarını göstermesini sağlayacaktır.
7) Diğer değerleme yöntemleri
Yukarıda belirtilen değerleme
yöntemleri dışında bazı değerleme yöntemleri ile de stokların değerlemesi
mümkündür.
Borsada rayici bulunan malların
borsa rayici ile değerlenmesi, fiyat seviyelerini yansıtan indekslerin veya
katsayıların kullanması ile uygulanan, cari satın alma gücü sistemine göre
stokların değerlenmesi, bilimsel veya subjektif tahminlere göre stokların
değerlenmesi söz konusu olabilir.
Bu değerleme yöntemleri, ülkemizde
sınırlı olarak uygulanmakla beraber teorik olarak kullanılabilmektedirler.
Gelişmiş ülkelerde borsa rayicine
ve cari satın alma gücü sistemine göre stokların değerlenmesi
yasallaştırılmıştır.