Kıymeti
Düşen Malların Değerlemesi
Daha önce de belirtildiği gibi,
VUK'nun 274. maddesi malların piyasa değerinde % 10 ve daha fazla bir düşme
meydana geldiğinde emsal bedeli ile değerleneceğini açıklamıştır.
VUK'nun 278. maddesi ise, fiziki
yapılarında meydana gelen değişme ile iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış
olan malların ne şekilde değerleneceğini ele almıştır.
Bu madde hükmüne göre, yangın,
deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veya bozlumak, çürümek, kırılmak,
çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde bir malın iktisadi kıymetinde
önemli bir azalış ortaya çıkmış ise bu gibi mallar emsal bedeli ile değerlenir.
Ayrıca, maliyetlerinin hesaplanması alışılagelmiş olmayan hurdalar, döküntüler,
üstülüp, deşe ve ıskartalar da emsal bedeli ile değerlenir.
Kanun maddesinin ifadesindeki
"önemli bir azalış", iktisadi kıymetlerin piyasa değerini ve
kullanılma özelliklerini normalin üzerinde kaybetmeleri anlamındadır. Normal
ölçüdeki kayıplar fire olarak kabul edilip, envanterde doğrudan doğruya yer
almazlar ve böylece satılan malın maliyetini etkilemiş olurlar.
Kanunda kıymet azalmasının geçerli
sebepleri belirtilmiş ve bunlar gibi ifadesi ilave edilmiştir. Bu durumda,
kanunda belirtilen sebeplere benzer olarak malın lekelenmesi, solması, modası
geçmesi gibi sebeplerin de kıymet azalmasında geçerli sebepler olarak kabulleneceği
açıktır.
Kıymeti düşen mallar VUK'nun 267.
maddesinde belirtilen sıra dahilinde emsal bedeli ile değerlendirilecektir.
Ancak; ikinci sıra olan maliyet bedeli esasının uygulanması mümkün olamayacağından
bu gibi malların emsal bedeli ortalama satış fiyatı veya takdir esasına göre
tesbit edilecektir.
Kıymeti düşen malların emsal
bedelinin tesbitinde ortalama satış fiyatı esasının uygulanabilmesi için
işletmenin değerlemesini yapacağı maldan en az % 25 oranında satış miktarını
gerçekleştirmiş olması gerekmektedir. Bu sebeple, ortalama satış fiyatı
esasının uygulanması da ancak işletmede üretilen, daha önce ortaya çıkan devamlı
satış konusu olan hurdalar, döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar için
sözkonusu olmaktadır. Buna karşılık, tabii afetler, bozulma, çürüme, kırılma ve
çatlama gibi sık rastlanmayan sebeplerle kıymeti düşen mallar genellikle en az
satış miktarının bulunması nedeniyle takdir esası ile değerlenmek zorundadır.
Takdir esasına göre değerleme ise,
mükellefin müracaatı üzerine takdir komisyonu tarafından yapılmaktadır. Takdir
komisyonu tarafından emsal bedelinin tesbitindenn sonra maliyet bedeli ile
emsal bedeli arasındaki değer kaybı sonuç hesaplarına aktarılabilir. Üretim
safhasında ortaya çıkan hurda, döküntü, üstüpü, deşe ve ıskarta gibi
artıkların emsal bedeli üzerinden imalattan çıkarılması, böylece bu gibi
kıymetlerin değer kayıplarının üretimin maliyeti içinde kalması sağlanır.
İşletmede meydana gelen tabii afetler
neticesinde değeri düşen malların emsal bedeli ile değerlenerek uğranılan
zararın gider kaydedilebilmesi için öncelikle vukubulan olayın kanıtları
ortadan kalkmadan mahkeme, ittaiye ve benzeri ilgili makamlara olayın tespit
ettirilmesi gerekmektedir. Tespit belgesi ile barebar, olayın olduğu hesap
dönemi içinde, bağlı bulunan vergi dairesine müracaat edilerek kıymeti düşen
mallar için emsal bedelinin takdiri istenir.
Her ne kadar, VUK'nun 74.
maddesinde takdir komisyonunun görevleri açıklanırken, "takdir komisyonu,
bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını incelemez.
Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye
mecburdur." paragrafı yer alarak takdir komisyonunun tesbit belgesini aramaya
hakkı olmadığı belirtilmiş ise de uygulamada takdir komisyonu tespit belgesi
olmadan emsal değeri takdiri yapmamaktadır.
Danıştay kararlarında da, hasasa
uğrayan maddelerin emsal bedeli ile değerlenebilmesi için takdir komisyonunca
takdir yapılması, hasar zabıtlarının hasarın meydana geldiği sırada tarafsız
ve resmi srfatı haiz şahısların huzurunda tesbiti, ayrıca hasarın meydana
geldiğinin geçerli delillerle ispatı gerektiği belirtilmiştir.
Çürümek, kınlmak, çatlamak,
paslanmak gibi haller neticesinde kıymeti düşen malların değer kayıplarının
gidere kaydedilebilmesi için takdir komisyonunun takdir kararı yeterlidir. Bu
gibi mamullerin emsal bedelinin mükellef tarafından takdiri hatalıdır. Danıştay
muhtelif kararlarında bu gibi malların emsal bedellerirıin takdir komisyonu
tarafından takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Çürüme, kırılma, çatlama ve
paslanma gibi olayları ayrıca resmi makamlara tespit ettirme gereği yoktur.
Kıymeti düşen mallar daha önce
belirtildiği gibi "Değeri Düşük Mallar" hesabında normal stoklardan
maliyet değeri üzerinden çıkarılarak gösterilir. Bunların maliyet değerleri
ile emsal bedelleri arasındaki değer kaybını ifade eden fark Karşılık Giderleri
ana hesabında "Mal Değer Düşüklüğü" alt gider hesabının borcuna,
"Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı" pasif hesabının alacağına
kaydedilir.
_________________ /
_______________
157 DİĞER STOKLAR 80.000
157.01 Değeri Düşük Mallar 80.000
153 TİCARİ MALLAR 80.000
153.04 Deri takım 80.000
Değeri düşük malın kaydı
_________________ /
_______________
654 KARŞILIK GİDERLERİ
41.000
654.01 Mal değer düşüklüğü 41.000
158 STOK DEĞER
DÜŞÜKLÜGÜ KARŞILIĞI
41.000
158.01 Deri Takım 41.000
Mal değer düşüklüğü
karşılığının
gidere kaydı
_________________ /
_______________
Emsal bedelirıin uygulanma şekli
daha önce değerleme ölçülerinde belirtildiğinden tekrar burada
bahsedilmemiştir.
İşletme, bu şekilde % 10 ve daha
fazla bir değer düşmesi şartını gerçekleştiren mallarını piyasa satış fiyatı
üzerinde bilançosunda gösterebilir.
Piyasa değeri düşen bu gibi mallar
maliyet değerleri üzerinden değeri düşük mallar olarak muhasebeleştirilir.
Değeri düşük malların maliyet değerleri ile piyasa değerlerini yansıtan emsal
bedelleri arasındaki fark bir karşılık hesabı ile gidere aktarılır:
Stokların değerlenmesinde kabul edilen
diğer bir ölçü olan emsal bedelinin uygulanması VUK'nun 267. maddesinde
açıklanmıştır. Değerleme gününde piyasa fıyatı maliyet bedeline nazaran % 10 ve
daha fazla düşen bir malın emsal bedeli ölçüsüne göre değerlenebileceği
belirtilmiştir. Ancak, bu durumda emsal bedeli ölçüsünün uygulanmasında ikinci
sıra olan maliyet bedeli esasının uygulanamayacağı açıktır.
Üretim sırasında ortaya çıkan
hurda, döküntü, üstüpü, deşe ve ıskartalarla ilgili muhasebe kayıtları
aşağıdaki gibi olur :
_________________ /
_______________
157 DİĞER STOKLAR 36.000
157.02
Hurda ve Döküntüler 36.000
150 İLK MADDE VE MALZEMELER
36.000
150.03
8 mm Saç 36.000
Üretimde ortaya çıkan artık
malzemenin
kaydı
_________________ /
_______________
Hurda ve döküntüler hesabı bir
bilanço hesabı olup daha önce belirtildiği gibi emsal bedeli üzerinden
borçlandırılarak Diğer stoklar içinde aktifleştirilir. Maliyet hesapları üretim
hesabına henüz devredilmemiş ise Hammadde ve Malzemeler hesabı, eğer
devredilmiş ise 151. Yarı Mamuller-Üretim
hesabı alacaklandırılır.
Üretim safhası sonunda ortaya çıkan
kusurlu mamullerin de emsal bedelleri üzerinden değerlendirilerek üretim veya
mamul stokları hesabından düşülmeleri ve kusurlu mamuller hesabı ile diğer
stoklar içinde aktifleşmesi gerekir.
_________________ /
_______________
157 DİĞER STOKLAR 52.000
157.03 Kusurlu Mamuller 52.000
151 YARIMAMULLER -
ÜRETİM
52.000
Kusurlu İmalatın kaydı.
_________________ / _______________