BORÇLARIN ENVANTERİ
Borç hesaplarının değerleme esaslarını açıklarken senetsiz ve senetli
borçları iki ayrı grup olarak ele alıp açıklayabiliriz.
a. Senetsiz Borçların Değerlemesi
Senetsiz borçlar, kıymetli evrak niteliğinde veya adi bir senede
bağlanmamış olan borçlardır.
1) Ticaret hukukuna göre senetsiz
borçların değerlemesi
Senetsiz borçlar, TTK'nun 75. maddesine göre şarta. bağlı veya vadeli olsa
bile itibari değerleri üzerinden değerlenir. Bu durumda vadeli olan borçlar
için reeskont uygulaması TTK açısından mümküri değildir. Böylece kanun,
borçların olduğundan düşük gösterilmesini önleyerek üçüncü şahısların
korunmasını amaçlamıştır.
2) Vergi mevzuatına göre senetsiz
borçların değerlemesi
VUK'nun 285. maddesine göre, borçlar esas itibariyle mukayyet değerieriyle
değerlenir. Aynı maddeye göre, banka ve bankerler ile sigorta şirketleri
borçlarını Merkez Bankasının resmi iskonto haddi veya işlemlerinde
uyguladıkları faiz haddi ile değerleme günü kıymetine irca ederler.
Bu durumda, banka, banker ve sigorta şirketleri gibi mali müesseseler için
borçların değerlemesinde esas alınan ölçü tasarruf değeri, bunlar dışındaki
işletmeler için mukayyet değerdir.
Borçların tasarruf değeri hesaplanırken değerleme günü ile ödeme vadesi
arasındaki süreyle ilgili faiz tutarının borcun mukayyet değerinden düşülmesi
gerekir.
VUK'nun 280. maddesine göre, yabancı para ile olan senetsiz borçlar
değerleme günü Merkez Bankasınca ilân edilen döviz kuru üzerinden değerlenir.
b. Senetli borçların değerlemesi
Kıymetli evrak niteliğindeki senetler ile adi senetlere bağlı borçların
tümü senetli borç sayılırlar.
1) Ticaret hukukuna göre senetli
borçların değerlemesi
TTK'nda borçların değerlemesine ilişkin esaslar açıklanırken senetli veya
senetsiz borç ayırımı yapılmamıştır.
Bu sebeple, TTK açısından senetli borçların değerlemesinde de şarta bağlı
veya vadeli olsa bile itibari değer esas kabul edilmiştir.
2) Vergi mevzuatı açısından
senetli borçların değerlemesi
VUK'nun 285. maddesine göre, senetli borçlar esas itibariyle mukayyet
değeri üzerinden değerlenir. Banka, banker ve sigorta şirketlerinde senetli
borçlar vadelerine ve Merkez Bankası resmi iskohto haddine göre reeskonta tabi
tutularak tasarruf değeri ile değerlenirler.
Banka, banker ve sigorta şirketleri dışındaki işletmeler isterlerse senetli
borçlarını mali müesseseler gibi senet üzerindeki faiz haddine veya Merkez
Bankası resmi iskonto haddine göre tasarruf değeri ile değerleyebilirler.
VUK'nun 280. maddesine göre, yabancı para ile olan senetli borçlar, borsa
rayici ile değerlenir. Vadesi gelmemiş yabancı para cinsinden senetli borçlar
değerleme günü kıymetine icra edilebilir. Senette faiz oranının yazılı olmadığı
durumlarda değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı
(LIBOR) esas alınır. Eğer borsa rayici yoksa Maliye Bakanlığınca tesbit ve ilân
olunan değerleme günündeki döviz kuru ile değerlenir.
c. Borç hesaplarının envanter işlemleri
Her hesap dönemi sonunda işletmenin borçlu olduğu üçüncü şahısların cari
hesaplarının envanteri yapıiır. Bu hesapların bakiyeleri ilgili gerçek ve tüzel kişilere gönderilerek
mutabakat sağlanır.
Değerleme gününde işletme lehine veya aleyhine tahakkuk etmiş faiz,
iskonto ve prim gibi unsurların hesaplara intikali gerekir. Senetsiz borçların
envanter listelerinde alacaklının adı soyadı, adresi, borcun vadesi, hesabın
borcu, alacağı ve bakiye tutarı bir sıra numarası dahilinde yer alır.
Senetli borçların envanter listelerinde ise senedin alacaklısının adı,
soyadı ve adresi, senedin vadesi, itibari değeri, tasarruf değeri bir liste
halinde düzenlenir. Envanter listelerinde ayrıca her borcun durumu ile ilgili
özel bilgiler de yer alır. Değerini yitirmiş, alınmasından vazgeçilmiş borçlar
varsa bunları borç hesaplarından çıkarılması gerekir.
Borç hesaplarının defter bakiyeleri ile füli envanter neticesi arasında
ortaya çıkan mutabakatsızlıkların tesbit edilerek düzeltme kayıtlarının
yapılması lazımdır.
Borçların Reeskontu
Vadesi gelmemiş borçlar ve verilen vadeli çekler aynen alacaklarda olduğu
gibi;
A.n.t
F = _________
360
formülünden faydalanılarak
hesaplanan faiz (reeskont) tutarının borçların itibari değerinden düşülmesi
suretiyle reeskonta tabi tutulmuş olur. Gerçekte, senetli borçlar için yapılan
iskonto.işlemine prekont denmektedir. Ancak uygulamada ve tek düzen hesap
planlarında reeskont işlemi olarak ifade edilmektedir.
Hesaplanan reeskont tutarı bir gelir hesabına alacak, borç senetleri
reeskontu hesabına borç kaydedilir :
_______________________ / ______________________
322 BORÇ SENETLERİ REESKONTU 63.000
647
REESKONT FAİZ GELİRLERİ 63.000
Borç senetler ve verilen çekler reeskontu
tutarının kaydı
_______________________ / ______________________
Borç senetleri reeskontu geçici aktif bir hesaptır. Ertesi hesap döneminde bir
gider hesabına devredilerek kapatılır.
_______________________ / ______________________
657
REESKONT FAİZ GİDERLERİ 63.000
322 BORÇ
SENETLERİ REESKONTU 63.000
Borç senetleri reeskontu hesabının ilgili
hesaba devri
_______________________ / ______________________
Borç senetlerinin tasarruf değeri ile itibari değeri arasındaki fark olan
reeskont hesabının muhasebeleştirilmesi ile ticari ve mali bilançolarda borç
senetlerinin hem itibari değerleri ile hem de tasarruf değerleri ile görülmesi
sağlanmış olmaktadır.
Borç senetleri reeskonta tabi tutuiduğunda işlem mevcut bütün senetli borç
için uygulanır. Senetli borçlardan bir kısmı, için uygulanması, diğer kısmı
için uygulanmaması hatalı olur. Mükellef reeskont uygulamasını tercih ettiğinde
bu tercihini bütün senetli borçlarına uygulamak zorundadır.
Alacak senetlerinin reeskont işlemi açıklanırken belirtildiği gibi vergi
uygulaması açısından alacak senetlerinin reeskonta tabi tutulması borç senetlerinin
de reeskonta tabi tutulmasını gerektirir.
Tek düzen muhasebe uygulaması açısından alınan çekler gibi vadeli çeklerin
de reeskonta tabi tutulması gerekir.
SPK açısından vadeli çeklerin senet gibi kullanılması sebebiyle Seri XI 1nolu SPK Tebliğinin I/A-3 bölümünde reeskonta tabi tutulmasını zorunlu hale getirmiştir.
Tek Düzen hesap planı çerçevesinde vadeli çeklerin 4 seri nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği özün önceliği ilkesinden hareketle alacak veya borç senedi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Maliye idaresi genel olarak vadeli çeklerin reeskonta tabi olamayacağı görüşündedir.
Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu 07.04.2000 tarih ve E.1999/488, K:2000/145 sayılı kararla Vadeli çeklerin reeskont edilemeyeceğine karar vermiştir.
Tekdüzen muhasebe uygulama prensiplerine göre vadeli çekler reeskonta
tabi tutulabilir, ancak, ticari kardan mali kara geçerken çeklerle ilgili
reeskont faiz giderlerinin ilave edilmesi, reeskont faiz gelirlerinin düşülmesi
gerekir.