KISA VADELİ BANKA KREDİLERİ
İşletmeye kısa
vadeli işletme kredisi sağlamak için bankalardan alınan bir yıllık kredileri
kapsar.
Banka
kredilerinin envanteri banka hesap özetinin defter kâyıtları ile
karşıiaştırılması suretiyle yapılır. Defter kayıtları ile banka ekstresi
arasında mutabakatsızlık varsa bunların
tesbit edilip düzeltilmesi gerekir.
Dönem sonunda
alacaklı bankanın tahakkuk ettirmiş oldıiğu faiz, vergi ve komisyon
masraflarının hesaba geçirilmesi gerekir :
_______________________ /
______________________
780 FİNANSMAN GİDERLERİ 525.000
780.01 Banka Faizleri 500.000
780.02 Banka muameleleri vergisi 25.000
770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ
6.000
770.07 Banka masrafları 6.000
300 BANKA KREDİLERİ 531.000
300.01 Akbank 531.000
Kredi heaabına tahakkuk eden
falz ve masrafın kaydı
_______________________ /
______________________
Eğer, banka kredisi
bir mal veya sabit varlığın satınalmasında kullanılmış ise söz konusu kredinin
faiz, vergi ve komisyon masraflarının malın veya sabit varlığın maliyetine
ilave edilmesi gerekir.
4369 Sayılı Kanunla VUK nun 279 maddesinde değişiklik yapılmış ve buna bağlı olarak 67 seri nolu KVK Genel Tebliği çıkarılmıştır. 279. madde değişikliği ile menkul kıymetlerden hisse senetleri ile fon portföyünün en az %51 i Türkiyede kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri dışındaki diğer menkul kıymetlerin borsa rayici ile değerlendirilmesi esası getirilmiştir. Bu durumda Devlet Tahvili ve Hazine Bonoları borsa rayici ile (değerleme gününde borsada oluşan faiz dahil değerleri) değerleneceklerdir.
67 seri nolu KVK Genel Tebliğinde “vadesi değerleme gününden sonra olan repo ve ters repo işlemleri ile ilgili olarak değerleme gününe kadar tahakkuk eden faizlerin repoya taraf olanlarca ticari kazancın elde edilmesi ile ilgili GVK nun 38 ve 39. maddeleri, KVK nun 13. maddesi hükümleri çerçevesinde gelir veya gider olarak dikkate alınması gerektiği” belirtilmiştir. Ayrıca, henüz vadesi dolmamış vadeli mevduat hesaplarıyla ilgili olarak da değerleme gününe kadar tahakkuk eden faizlerinin aynı şekilde gelir ve gider olarak hesaplanması gerektiği açıklanmıştır. Danıştay 4.D. 67 seri nolu KVK Genel Tebliğin vadeli mevduatın dönem sonu itibariyle tahakkuk etmiş faizinin dikkate alınarak değerlenmesi gerektiği yönündeki bölümünü 29.5.2000 tarih ve 2000/1320 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasını kararlaştırmıştır. Danıştay Vergi davaları Daireleri Genel Kurulu da 2000/30 sayılı ve 7.7.2000 tarihli kararı ile Maliye Bakanlığınca yapılan itirazı reddetmiştir.